Her ne kadar bu blogda, futbol maçlarından konuşsak da arada bir futbolla alakalı diğer seyre değer şeylerden de bahsetmenin iyi olacağı konusundayım.
Benim için izlemesi en keyifli lig İngiltere Premier Ligi'dir. Futbol takımları, oyun stilleri, futbolcular, statlar, vs. düşünülünce İngiltere Premier Ligi sadece İngiltere'nin deği dünyanın Premier Ligi gibi gelir bana. Her oyuncunun hayalinde Premier Lig de oynamak vardır herhalde. Her ne kadar her oyuncunun stili Premier Lig'de oynamaya uygun olmasa da...
Tabi sahada olanlar kadar saha dışında olanlar da bir o kadar önemlidir... Tabi Türkiye'de saha dışındaki olaylar deyince insanın aklına şike, fedarasyonun bağımsızlığı, siyaset gibi konular gelse de benim bahsettiğim taraftarlın takımları sahiplenişi ve bir taraftar için tuttuğu takımın hayatındaki yeridir.
Green Street Hooligans ve The Football Factory'de aslında saha dışındaki olayları konu alıyor. "The Firm" kavramı ve holiganlık üzerine olsa da insanların tuttuğu takım uğruna yaptıklarını izlemek gerçekten çok keyifli... Özellikle de ikinci yarılar başlamadan önce (bir hafta kaldı) herkesin bu arada bu iki filmi izlemelerini tavsiye ediyorum.
Her ne kadar futbolda şiddete karşı olsam da -hatta, bazı maçlar da tiksinsem de- futbolun sahayla sınırlı kalmadığını, futbolun sadece futbol olmadığına inananlardanım.
Filmleri izlerken kafanızda yalnızca bir soru olacak: "Futbol, bütün bunlara değer mi?". Tabi cevabını da bulacaksınız aslında...


0 yorum:
Yorum Gönder